|
Emniyet Teşkilatı&Vatandaşların İstekleri 1
1. Giriş
25 Şubat 2009’da yaşanılan bir olay bu araştırmanın sebebidir. Polisin sorunlarının incelenmesi, vatandaşların ne gibi isteklerde bulunduğu, emniyet memurlarının genel anlamda yaşam standartlarının ne olduğu ve görev sırasında karşılaştıkları problemleri incelemek, etkilerini gözler önüne serebilmek bu yazının amacıdır. Var olan problemlere yeni bir bakış açısı getirebilmek; yazı üzerinde de olsa çözümler üretebilmek; görevinin başında olan ve işini daha iyi yapabilmek için sorgulayan insanlara kaynak olması için uğraşılmış bir yazıdır. Suçlu ile suçsuzun arasındaki sırat köprüsü gibi ince bir çizgi üzerinde yerini alan ve büyük bir sorumluluğu olan polis memurunun işinin zorluğu ve üstlendiği görevin önemi ortadadır. Suçun olmadığı bir toplum yoktur. Habil ve Kabil kardeşlerden beri bir suçun varlığı söz konusudur. İnsanların birbiriyle çıkarları örtüşmez tartışmalar alevlenir ve keskin hatlar oluşur. Keskin hatlar arasındaki köprüyü kuran adalettir. Adaletin gerçekleşmesi için uygun zemini hazırlayan ve keskin hatların masum bireylere zarar vermemesini sağlayan iste emniyet teşkilatıdır. Emniyet teşkilatı vatandaşın mal ve can güvenliğini korumak ile görevlidir ve gelir kaynağı vatandaşın ödediği vergilerdir. Amerika ‘da kısa bir dönem yaşamış bir arkadaşım bana şöyle bir kıyaslama yaptı: “Ben Amerika’da bir kaç farklı mahallede ikamet ettim ve değişik olaylar yaşadım. Bunlardan beni çok etkileyen bir olayı anlatmak istiyorum. Zencilerin yaşadığı ve fakir insanların daha ağır olduğu yerlerde devlet daha hafif hissedilir. Mahalleler orada daha kirlidir. Suç oranı hat safhadadır. Polisin böyle bir mahalleden gelen telefonla ilgilenme süreci ve titizliğiyle; vergisini düzenli ödeyen, suç unsurunun daha az olduğu; kredisini ( Kredi: Vatandaşlık haklarının suiistimal edilmemesi anlamında kullanılmaktadır.) iyi kullanmış vatandaşların bulunduğu mahalle ile ilgilendi süre çok farklıdır. “. Kredisini iyi kullanan mahalle ile polisin daha çok ilgilenmesi sosyal adalettir. Bu konuda kredi kavramını; yüksek maaş veya düşük maaş olarak algılamamak gerekmektedir. Devletin karşısına çıkıldığında, kredi kavramı, suçun az olduğu, vatandaşlık haklarının iyi niyetle kullanılması sonrası ortaya çıkan fatura diye algılanmalıdır. Sistem devlete karşı sorumluluğunu gerçekleştiren vatandaşı korumakla yükümlüdür. Onun rahatını, sistem içersinde problem yaşamamasını, iyi vatandaş ile kötü vatandaş arasındaki çizgi arasındaki bulunduğu kümeden diğer kümeye geçişinde yönlendirici etki olmamayı görev edinmelidir. Vergisini ödeyen ve sorumluluklarını yerine getiren vatandaşların toplanıldığı bir mahalle ise burası. Amerika’da polis memurundan çöpçüsüne kadar maaşının bu insanlar sayesinde ödendiğinin herkes farkındadır ve polis memurunun her mahallede caydırıcı bir unsuru vardır. Kimse polis memurunu elinden zorla park cezasını alamaz veya buna yeltenemez. Polisin dokunulmazlığı vardır. Polis cezayı kestiğinde hiçbir vatandaş diyemez ki yok hayır yanlış kestin. Bunu diyebileceği ve kanıtları varsa elinde ispatlayacağı farklı muhatapları vardır ( örneğin trafik cezası konusunda trafik ceza itiraz masaları ). Kısa dönemler de olsa sosyal yaşantıyı gözleme şansım olan Almanya Fransa, Belçika Portekiz ve İspanya gibi ülkeler de bu konuda Amerika’dan pek farksız değildir. Özellikle İspanya’ da polis memuru İspanya’nın önemli bir turizm ülkesi olmasından da dolayı ( Türkiye de bir turizm ülkesidir. ) halka yakın, güler yüzlü, karşısındaki turiste en azından yolunu tarif edebilecek kadar İngilizce bilen ve yönlendiren muhataplardır. Hiçbir turist veya İspanyol vatandaşı polisin yazmış olduğu cezaya itiraz edemez. Çünkü bilir, bu cezanın vatandaşlar arasında çok söylenen bir sözdür, “yol su, elektrik olarak ona geri dönecek.” sözcüğünün anlamını. Cezanın kurala aykırı hareket olduğunu ve kuralı sistemin genel gereksinimin koyduğunun bilincindedir. Devlet memurları da bu bilinç ile kurallara dikkatli bir şekilde sosyal ve görev sorumluluğu altında itina ile uygulamaktadır. Dolayısıyla daha fazla dikkat, kurallara uyma zorunluluğu, devlet memuruna ( görevini yapan memura ) saygı toplum içersinde kendiliğinden oluşur. Birey sistemi kendi istediği gibi yönlendiremez. O zaman sistemin dengeleri bozulur. Bu çok önemli bir sözdür. Doğadaki her canlı farklı sistemlerin parçası olabilir. Yaşamımızın kaynağı oksijen döngüsündeki görevimiz nasıl bitki örtüsüne sahip çıkmaksa ve bitkilerin karbondioksiti nasıl yaşam kaynağımız olan oksijene çevirdiğini biliyorsak; sorumlu olduğumuz sistemlerde de diğer paydaları gözden kaçırmamamız gerekmektedir. Hiçbir bitki ben karbondioksiti oksijene çevirmeyeceğim diyemez. Böyle dediğinde bugün ben oksijen ile besleneceğim dediğinde olacak olayları düşünelim:
İnsan hayatının ve diğer canlıların varlığı tehlikeye düşer
Azot döngüsünde ve yaşanılan dünyada ciddi bir kargaşa ortaya çıkar
Buradaki oksijen döngüsünün sürekliliğinin denetleyicileri gibi düşünmek gerekmektedir devlet memurları. Örneğin bir polis memuru vergisini düzenli ödeyen, birçok kişi için açtığı fabrikalarda istihdam etmiş saygın bir insanı korumakla yükümlüdür. Çünkü bulunduğu sitem içersinde o birey sisteme oksijen kaynağı sağlamakta; fazlasıyla görevini yerine getirmektedir. Bu insanın hakkının yenmesi düşünülemez. Yaşama hakkının elinden alınması düşünülemez. Sistem içersinde yozlaşma, düzensiz bir beslenme, soluk alıp verme, sağlıksız bireylerin ortaya çıkması kredisini iyi kullanan bireylerin elindeki haklar alındığında baş gösterir.
2. Yaşanılmış Olaylar
a. Polis Memuru Zor Durumda 155’den Destek İste
Konu: 25.02.2009 13:39 da aradığım 155 polis imdatta görüştüğüm kişinin Devlet Memurluğuna ve Polis Anlayışına Yakışmayan Tavrı Olay Yeri: Alsancak Mimar Kemallettin Caddesi ( Gümrük ) Olay: Bir polis memuru Tipi Kango olan ( Şirket Arabası olduğu üstündeki yazılardan anlaşılıyor ) ceza kesmekte hatta kesmiş. Ama vatandaşlar olaya itiraz ediyor ve polis memuru: - sizi uyardım daha önce de size söylemiştim buraya park etmeyin diye söyler. (!)Vatandaş polis memurunun elinden zorla kestiği makbuzu almaya çalışıyor ve Polis'in caydırıcı gücü vatandaş önünde küçük düşürülüyor. Vatandaş Olarak Yapılan Olay: Olay Mahalli ( gümrük ) İzmir'in Merkezi ve mutlaka bir devriye olabileceğini düşünüldüğü bir yer. 155 telefonunu aranır; Alsancak’ da bir polis memurunun zor durumda olduğunu ve iki vatandaş ile tartıştığını söylenir. - aradığım kişi: Polis Memuru Zaten arar merkezi destek için dedi. -cevap olarak: Tartışırken ya da bir olayın içindeyken polis memuru nasıl arayabiliyor merkezi denilir. Bir devriyeniz varsa baksın dedim. - adam kaba bir tavırla telefonu kapatmamı istedi. - ben de sizi şikayet edeceğim denilerek telefon kapatılır. Şuanda bu görevi farklı bir şekilde yapıyorum ki umarım birkaç polis memuru bu olayı okur ve irdeler birazcık empati kurar. Beyin takımında yer alan insanlar bu konuyu buna göre irdeler. Görevlendirmeleri insanların kaldırabilecekleri sorumluluklara göre yapar.
(Devamı İçin Tıklayınız…)
|